HÖH/D(p)S ve Türkiye’deki destekçilerinin yanlış hesapları…
Bulgaristan’da yapılan son genel seçimler dolayısıyla, Türkiye’de son birkaç senedir yaşanan devlet eksen kaymasının yeni bir örneğini gördük. Türkiye’nin Balkan Yarımadası konusunda bir devlet politikası olmadığı gibi, Bulgaristan politikasında da sınıfta kaldığı apaçık ortada…
Son Bulgaristan seçimlerinde, Türkiye’deki yerel Belediyeler, yerel Müftülükler vs gibi kuruluşlar, satılmış göçmen dernek başkanlarının “Türk adayları”, “Türk Müslüman partisini destekleyelim” çağrısına uyarak, göçmenlerin Türkiye’de kurulan seçim sandıklarında oy kullanmaları için teşvik ettiler.
Ancak bu kuruluşların, göçmen dernek başkanlarının “Türk adaylar”, “Türk partisi” dedikleri HÖH/D(p)S milletvekili aday listelerinde, PKK ile sigara kaçakçılığı yapanların, din değiştirenlerin, yani mürtetlerin, Türk kültüründen çıkanların olduğunu, Türk ve Müslüman değerlerini savunmak için hiçbir girişimde bulunmayanlardan oluştuğunu tabi ki bilemezler.
Türkiye gibi bir devletin kurumlarında, Balkan Yarımadası masasının yokluğu, Balkanlar’a yönelik politikalarda yanlışlar yapılıyor.
Anlaşılan son Bulgaristan seçimleri konusunda, Balkanlar ve dünya konusunda aymaz bir Türkiye bürokrat grubunun, HÖH/D(p)S kurmaylarının ve bazı aymaz göçmen dernek başkanlarının “GERB partisi 70 civarında, bizde 50 civarında milletvekili kazanırsak, toplamda 121 milletvekili sayısıyla yeni Bulgaristan hükümetinin ortağı oluruz” sözlerine kandıklarını düşünüyorum.
Bu hesaplar tutmadı, çünkü GERB 59, HÖH/D(p)S ise 34 civarında milletvekili çıkarabildi. Yani 121 sayısından çok uzak…
HÖH/D(p)S ve Türkiye’deki destekçileri, dünya konjonktürünü iyi okusalardı, kurulacak yeni Bulgaristan hükümetinde HÖH/D(p)S hükümet ortağı olabilirdi. Çünkü Delyan Peevski'nin içinde olduğu bir partiyi Amerika ve Avrupa Birliği, Bulgaristan hükümetinde istemiyor. Dolayısıyla, aynı güçlerin Bulgaristan'da kurdurdukları yeni siyasi oluşumlarda...
HÖH/D(p)S en büyük hatayı, Magnitsky yasasına göre Amerika’da soruşturma açılan Delyan Peevski’yi milletvekili aday listelerine alarak yaptı. HÖH/D(p)S’nin Türkiye’deki destekçileri ise, MASAK raporlarında aynı Peevski’nin ve annesinin sahibi olduğu ”Bulgartabak” şirketinin PKK ile sigara kaçakçılığı yaptığını göz ardı etmeleriydi. Hatta daha önceki senelerde Peevski’nin Türkiye’ye girme yasağının olduğunu da…
Türkiye’deki devlet eksen kaymasından dolayı, bunu kimse takip etme gereği duymadı.
Sadece Peevski’yi milletvekili aday listelerine koymasaydı, HÖH/D(p)S, kurulacak Bulgaristan hükümetinin ortağı olacaktı. Bu durumda, sadece vasatın altında 5 kişiye daha “milletvekili” sıfatı kazandırdı. O kadar!
Şimdi “Türkiye’deki oylarla Bulgaristan Parlamentosuna 8 milletvekili seçtirdik” diye böbürlenenlerin aymazlığına…
Türkiye’de Bulgaristan genel seçimleri için kurulan seçim sandıklarında, göçmenlere oy kullanmaları çağrısı yapan bazı göçmen dernekleri, bazı belediyeler, bazı camilerden yapılan anonslar, kimler için yapılmış bir bakalım:
Yukarıcuma( Blagoevgrad) milletvekilleri:
- Delyan Peevski:
Yukarıda kesin olmayan(birkaçının yeri değişebilir, çünkü bazı adaylar iki seçim bölgesinden gösteriliyor)HÖH/D(p)S, yeni seçilen muhtemel milletvekili listesi görülüyor...
Bu da:
Bulgaristan'da1993 senesinden 2019 senesine kadar Türkçe ders kitapları bastırılmayan vurdumduymazlıklarına…
Bulgaristan’da 1993 yılında 114 bin Türkçe öğrenim gören çocuk sayısının, 2021 yılında 2 binlere düşürülmesine, daha sonraki senelerde sıfıra indirilmesi…
Totaliter rejimi döneminde DS(totaliter rejimin gestaposu) ajanlarının, komşularını dahi DS’ye gammazlayanların, eskiden kadınların şalvarlarını yırtıp boynundaki altınlarını alanları, ibadet edilmesin diye cami önlerinde nöbet tutanların, buzdolaplarında kurban etleri arayanların, Türkçe konuşanlara ceza kesenlerin yönettiği bir parti olan HÖH/D(p)S’ye “ Türk partisi” denilmesine…
HÖH/D(p)S’nin vurdumduymazlığı sayesinde Bulgaristan’daki etnik temizliğin devam edilmesine, kız çocuklarının dahi gurbet yollarına düşürülmesidir, devlet dairelerinde Türk ismi taşıyanların çalıştırılmamasına...
Kırcaali, Şumnu, Eskicuma, Razgrad gibi, Türklerin yoğun olarak yaşadığı merkezlerde, tek bir Türk çocuğunun Türkçe öğrenim görmemesinin devamı... Demektir!
Ne de olsa HÖH/D(p)S’nin artık Bulgaristan dışından da vurdumduymaz, aymaz destekçileri var.
Beni de en çok üzen, ölümünden 8 ay önce HÖH/D(p)S dışındaki bir siyasi oluşuma destek vermesine rağmen Naim Süleymenoğlu gibi bir değerimizin HÖH/D(p)S'nin seçim propagandasında kullanılarak, anısına alçakça saygısızlık yapılması ve Türkiye'de Cuma namazına gittiğim camiden, Bulgaristan seçimleriyle ilgili siyasi anons yapılması...
Buda, başta Atatürk'e ve Selanik, -dolayısıyla Balkan Yarımadası- göçmenlerine lanet okuyan mensupları ile bilinen Diyanet İşleri Başkanlığı olmak üzere, birkaç senedir Türkiye'deki birçok kurumun çivisinin çıktığını gösteriyor.
Durmuş Arda