Birinci Balkan Savaşından sonra, Büyük Batı devletleri, Osmanlı ordusuna Meriç nehrinin batısına geçme yasağı koydukları için Batı Trakya bölgesinde bir hakimiyet boşluğu oluşmuştur.
Bulgar çarı adına Birinci Balkan savaşına katılan başıbozuk Bulgar, Emeni, Makedon vs asıllı çetecilere, 27 Mayıs 1913 tarihinde, bazılarına askeri rütbe verilerek ve hepsine çarın askeri üniforması giydirilerek terhis edildikten sonra, aynı çeteciler, Batı Trakya ve Rodoplar’da yaşayan yerel Müslüman Türklere ve Pomaklara karşı katliamlara girişmişlerdir.
Bu katliamları önlemek için – Batı devletlerinin baskısına rağmen- Eşref Kuşçubaşı(Sencer) ve Süleyman Askeri yönetimindeki 16 subay ve 100 askerden oluşan bir grup Genç Türk, 1913 yılının Temmuz ayında, düzenli Osmanlı ordusundan ayrılarak Meriç’in batısına geçmiş ve halktan yeni bir ordu kurarak, aynı yılın Ağustos ayında Domuzciyev çetesi gibi çeteleri de bertaraf ederek, sırasıyla Dedeağaç, Gümülcine, İskeçe, Paşmaklı ve Kırcaali gibi merkezleri bozgunculardan kurtarmışlardır.
Kırcaali ise 25 Ağustos 1913 tarihimde bozgunculardan arındırılmıştır.
Aynı bölgeye 31 Ağustos 1913 tarihinde, Batı Trakya Cumhuriyetini kurmuşlardır. Bu Cumhuriyet’i halk o kadar desteklemiştir ki, ordusu 30 bine kadar ulaşmıştır.
Batı Trakya Cumhuriyeti’ni Yunanistan ve Bulgaristan dahi tanımak zorunda kalmışlardır.
Ancak Batı devletleri ve Rusya, bu bölgenin ya Bulgaristan’a veya Yunanistan’a bırakılması baskısı yapmışlardır. Bu baskılara dayanamayan Genç Türkler yönetimindeki Osmanlı devleti, bu bölgeyi Bulgaristan’a bırakma kararı alarak ve 29 Eylül 1913 tarihinde Bulgaristan ile yapılan İstanbul antlaşması ile resmen Bulgaristan’ a bırakılmıştır.
Yeni kurulan Batı Trakya Cumhuriyetinin üstüne Osmanlı devletinin baskısı da eklenince, Cumhuriyet, kendisini 25 Ekim 1913 tarihinde lağvetmek zorunda kalmıştır.
Genç Türkler, bu bölgeyi Yunanistan’a bıraksalardı, Çanakkale savaşının kazanılması neredeyse imkansızdı, çünkü o zamanki Yunanistan kralının İngiliz kraliyet ailesiyle akrabalıkları vardı…
Birinci Dünya Savaşından sonra ise, Batı Trakya Cumhuriyetinin toprakları ikiye bölünmüştür. Kırcaali ve Paşmaklı bölgesi Bulgaristan egemenliğinde kalırken; Dedeağaç, Gümülcine, İskeçe gibi bölgeler ise Yunanistan egemenliğine bırakılmıştır…
Durmuş Arda