DOLAR 43,7751 0.02%
EURO 51,7956 0.36%
ALTIN 7.059,310,66
BITCOIN 2932056-1.71532%
Kırklareli

AÇIK

SABAHA KALAN SÜRE

Talat Paşa “katil” midir, yoksa kahraman mıdır?

Talat Paşa “katil” midir, yoksa kahraman mıdır?

ABONE OL
24 Haziran 2025 08:51
Talat Paşa “katil” midir, yoksa kahraman mıdır?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Birkaç gün önce, Türkiye parlamentosunda(TBBM),  Kürt asıllıların oylarıyla seçilmiş George Aslan isimli bir milletvekili,  Ankara Belediyesinin Talat Paşa anıtı yapmasını eleştirerek “Talat Paşa’nın Ermeni soykırımından sorumlu bir “katil” olduğunu ve bu “katiller” adına anıtlar yapılmasının yanlış olduğunu  söyledi ve bundan dolayı büyük tartışma çıktı.

Talat Paşa,  Osmanlı döneminin son yıllarında Maliye, Dahiliye(İçişleri) ve Sadrazamlık(Başbakanlık) yapmış Yeni Türk hareketinin önderlerinden birisidir.

Talat Paşa’nın ataları, Osmanlı idaresinin Celali isyanlarından dolayı, 16. asırdan sonra birçok Türk boyu gibi, şimdi Bulgaristan sınırları içindeki Doğu Rodoplar dağları eteklerinde bulunan Küçükçepelce köyüne sürülmüştür(Yerel Türklerin dilinde çepel; ağaç, çalı, çamurdan yapılan yapı anlamına gelmektedir).

Talat Paşa’nın da doğum yeri Küçükçepelce, Kırcaali’ye 25, kestirme yollardan Edirne merkeze ise 80 km mesafededir.

28 haneli Küçükçepelce köyü, Balkan savaşından sonra tamamen göçe zorlanmış olup, şimdilerde sadece birkaç çeşme, birkaç meyve ağacı ve birkaç mezar taşı, burada eskiden yaşam olduğunu hatırlatmaktadır.

Talat Paşa’nın köyünde taş üstünde birkaç taş.

Talat Paşa, köyündeki bu asırlık dut ağacından dut yemiş midir?

Küçükçepelce’nin hala buz gibi suyu olan su kaynağı.

Küçükçepelce’nin kurumuş su kaynaklarından birisi.

Küçükçepelce'nin birkaç mezar taşlarından birisi

Küçükçepelce’nin birkaç mezar taşlarından birisi.

Talat Paşa’nın ailesi, akrabaları ve köydeşlerinin tamamı, Osmanlı döneminde  Anadolu’dan Rodop dağlarına, Balkan savaşında ise Edirne tarafına göçe zorlanırken… 

Ermeniler ise, Kafkaslar ve Doğu Anadolu’nun çeşitli bölgelerinde dağınık bir şekilde yaşarken, Osmanlı idaresi sayesinde Batı Anadolu ve Balkanlar’daki şehirlere  kadar yerleşerek ticaret yapmışlar, asırlardır bir şehirleşme dönemi yaşamışlardır. Osmanlı’nın “Sadıka i milleti” olmuşlardır.

Fakat 19. yüzyılın ortasından itibaren, Osmanlı topraklarında açılmaya başlayan misyoner okullarından sonra, Ermeni halkının bir kısmı, misyonerlerin emri altında giren Ermeni çetecilerin esareti altına girmiştir.

Örneğin Kırım, 1877-1878 Osmanlı- Rusya, Balkan ve 1. Dünya savaşlarında, Ermeni çetecilerin emrinde Osmanlıya karşı savaşan Ermeniler olduğu gibi, Osmanlı askerleriyle omuz omuza emperyalist güçlere karşı savaşan Ermeniler de olmuştur.

Ancak, emperyalist güçlerin emrine girerek sivil katili olan Ermenilerin sayısı da az değildir…

Bu Ermenilerin ikisi, 1.Balkan ve 1. Dünya savaşında sivil Türkleri katletme işini üstlenen Karekin Nıjdeh ve  Antranik Ozanyan’dır(Google haritalarda Karabağ Hankendi’de hala “General” Adranik caddesi bulunmaktadır).

Balkan savaşında,  bu Ermeni ikili, işgalci Bulgar ordusunun destek gücü olarak, emirlerine 271 Ermeni çeteci toplayarak ve diğer Bulgar çetecilerle birlikte,  benim doğduğum Kırcaali bölgesindeki binlerce sivil Türk’ün katledilmesine ve yüz binlercesini de göçe zorlayarak açlıktan, soğuktan ölmesine vesile olanlardandır. Örneğin Tekirdağ’da 15 bin Ermeni, komşuları olan Müslüman Türklere saldırmışlardır.

Bir Türk katili katil olan Artanik Ozanyan'ın Varna'daki heykeli...

Bir sivil Türk katili  olan Anrtanig Ozanyan’ın Varna’daki heykeli…

1.Dünya savaşında, yine aynı Ermeni Karekin Nıjdeh ve Adrianik Ozanyan, bu sefer işgalci Rus ordusunun destek gücü olarak, Ermeni çetecilerle birlikte,  Doğu Anadolu ve  Karabağ bölgesinde  bölgesinde boy göstererek,   yine binlerce sivil Türk’ün katledilmesine ve yüz binlercesini de göçe zorlayarak açlıktan, soğuktan ölmesine vesile olanlardır. Daha sonra Nıjdeh ise, Alman nazilerle işbirliği yapmıştır.

Anlaşılan Süryani asıllı George Aslan’ı bunlar ilgilendirmiyor, ancak senelerdir yurtdışında kaldıktan sonra, haçlı zırhı giyip de Türkiye’ye dönüş yapmış olsa gerek…  Yani Corç, birkaç sene milletvekili olduktan sonra,  Türk ulusunun sırtından ömür boyu 3 bin dolardan fazla emekli milletvekili maaşı alacak…

Erivan'daki bir heykelde, Talat Paşanın katili yüceltiliyor. Oysa katledildiği zaman Talat Paşa, sadece bir sivildi... Alçak Ermeni zihniyeti işte...

Erivan’daki bir heykelde, Talat Paşanın katili yüceltiliyor. Oysa katledildiği zaman Talat Paşa, sadece bir sivildi…                                                       Ancak, Balkan savaşından sonra, Osmanlı idaresi Türk unsurunun eline geçmiştir. Yani Ermeni çetecilerin katliamlarına “Dur!” diyecek birilerinin eline…

Bunlardan birisi, ailesinin ve akrabalarının Balkan savaşı acılarını kemiklerinin iliklerine kadar hissetmiş olan  Dahiliye Bakanı Talat Paşa…  Yani Çanakkale savaşının İçişleri Bakanı…

Bunlardan birisi, Balkan savaşına Edirne’deki Kızılay hastanesinin Başhekimi olarak Bulgarlara esir düşen, Londra antlaşmasından sonra Temmuz 1913 yılında serbest bırakılan, daha sonra Teşkilatı Mahsusa(gizli istihbarat servisi) kurucularından ve Doğu Anadolu sorumlusu olan Dr. Bahattin Şakir’dir.

Diğeri ise, dönemin Trabzon valisi Cemal Azmi Bey…

Bu  Dr.Bahattin Şakir ve Cemal Azmi Bey ikilisi, 1915 yılının Mart ayından sonra, Doğu Anadolu bölgesindeki Ermeni çetecilerin sivil Türk halkına giriştikleri katliamları en yakından görenlerdir. Örneğin Ermeni çetecilerinin 19 Nisan 1915 yılında Van’ı ele geçirip, ertesi gün Rus işgalcilerine teslim etmelerini  ve İstanbul hükümetine baskı yaparak, sivil Türk katliamlarına katılan Ermeni çetecilerin tüm ailelerini, Halep tarafına sürdürme kararı aldırıyorlar. Bu 24.04. 1915 tarihidir. 

 Tarihe “Ermeni tehciri” olarak geçen bu göçte,  -Osmanlı kaynaklarına göre- Ermeni çeteci ailelerine mensup 428 bin kişi Halep civarına göç ettirilmiştir. Ancak terör olaylarına karışmayan Ermenilere dokunulmamıştır.

1.Dünya savaşı hezimetinden sonra, gerek Talat Paşa, gerek Dr. Bahattin Şakir, gerek Cemal Azmi Bey ve diğer kahramanlar, işgalci güçlerin İstanbul’da kurdurduğu mahkeme tarafından idama mahkum edildikten sonra da, Berlin’e sürgüne gidiyorlar ve 1922 yılında, Ermeni çeteciler tarafından şehit ediliyorlar. Şehit düştüklerinde, hepsinin de ceplerinden sadece çocuklarının fotoğrafları çıkmıştı… Onlar, sadece kendi Türk halkını ve çocuklarının geleceğini korumak için mücadele etmişlerdi…

Paris'te de Tıp Eğitimi almış, şu aydınlık yüze bakar mısınız... İşte saygıyla anılması gereken kahraman budur: Dr. Bahattin Şakir!

Paris’te de Tıp Eğitimi almış, şu aydınlık yüze bakar mısınız… İşte saygıyla anılması gereken kahraman budur: Dr. Bahattin Şakir!

Cemal Azmi bey

Cemal Azmi bey

Sadece Talat Paşa değil, d-r Bahattin Şakir’in ve Cemal Azmi bey gibi kahramanlar da unutulmamalı, onlar için de anıtlar yapılmalı!

Durmuş Arda

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

SON DAKİKA HABERLERİ

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.